Nasıl Okumalı?




Burada takip ettiğim birçok kişiye baktığımda hepimizin ortak biz özelliği olarak okumayı sevdiğimizi görebiliyorum. Kendi yazıma geçmeden Hayat 40'tan Sonra blogundaki "Kitap Okuma Üzerine" yazısını da buraya bırakmak istiyorum. Belki ilgisini çeken ve okumamış olan vardır :) 

Hepimiz kendimizi çoğu zaman iyi bir okur olarak görüyoruz; ama hepimizin okuma biçimleri farklı :) Peki doğru bir okuma şekli var denilebilir mi? Aslında bu konuda birçok öneriye, hatta bu önerilerden oluşan yazılara ulaşmak mümkün. Ben bugün okumayı bitirdiğim Büyük Kedi Katliamı kitabında atıf yapılan Adam Bergk'in Kitap Okuma Sanatı (Die Kunst Bücher zu Lesen) isimli kısımdan küçük bir alıntı yapacağım: 

"Asla ayakta ya da yemek sonrası kitap okumamalıydınız. Soğuk suyla yüzünüzü yıkadıktan sonra açık havaya çıkıp, doğanın koynunda okumalıydınız kitabı ve de yüksek sesle, çünkü ses fikirlerin kafaya girmesini kolaylaştırır. Ama en önemlisi, doğru ruh hali içinde olmalıydınız. Metne edilgen tepki vermekten ziyade, kendinizi onun içine atmalı, anlamını kavramalı ve kendi hayatınızı uygulamalıydınız: "Okuduğumuz her şeyi kendi Ben'imize bağlamalıyız, her şey üzerine kişisel bakış açımızla düşünmeliyiz. Böyle bir okumanın bizi daha özgür ve bağımsız kıldığı, kalbimizin ve zihnimizin ifade edilmesi için bir kanal oluşturmamıza yardımcı olduğu asla gözden kaçırılmamalıdır"".

Yine bu kitabın yazıldığı dönemde bir okur olarak yorumunu bildiren Ranson ise: "Az okuyup okuduklarımız üzerinde çok düşünmek ya da kendi aramızda konuşmak, okuduğumuzu derinlemesine özümlemenin yoludur" demiş.

Kitapta bir okuma devriminden bahsediliyor. Eskiden az kitap olduğu için ve bunlar ağır kitaplar olduğundan yavaş ve tartışmalı okuma öneriliyordu. Ancak kitaplar artık kapitalizmin bir malzemesi. Hayatımızda adını bile duyamayacağımız bir sürü yazar ve kitap var.

Bana kalırsa kitap okumada herkesin doğrusu kendine :) Benim günlük kitap okuma maceram şöyle oluyor: 
Sabah okuması: Edebi nitelikte roman vs. Bunun yarım saat okuyorum. 
Ayrıntılı okumalar: Okul için okuduğum kitap ve makaleler. Bunları okumak uzun sürüyor ve bir zaman planı dahilinde yapmaya çalışıyorum bunu.
AÖF okumaları: Her gün okumaya çalışıyorum. Yarım bölümlük hızlı; ama düşünerek okuyorum bunları. Buradaki yazılarımın şekillenmesinde büyük katkısı oluyor hatta onlardan öğrendiklerimin.

Yani ben aynı anda çok kitap okuyanlardanım. Ha bir de genelde okurken not alarak okuyanlardanım. Sadece sabahki roman okumalarında yapmıyorum bunu. Ancak onlar için de altını çizdiğim yerleri yazdığım alıntı defterlerim var :) Değişik bir okuma sistemi olan varsa yorumlarda okumayı çok isterim :) Ben de farklı şeyler denemeyi seviyorum çünkü. 

Yorumlar

  1. Okumak şekli gerçekten önemli bulduğum bir şey. Ben de gün içerisinde hatta hafta ya da ay içerisinde aynı anda birden fazla kitap okuyanlardanım doğrusu. Benimki bir teknik midir emin değilim tabi ama ben de iş yerinde mola sırasında zihin yormayan en fazla 200 sayfalık romanlar okuyorum, bir parkta kafede ya da evin dışında bir yerdeysem daha sürükleyici ya da düşündürücü romanlar okuyorum. Evdeysem de tamamen farklı olarak araştırma, makale, sosyoloji ya da feminizmle ilgili kitaplar okuyorum. Kitapları okuduğum türleri de mümkün olduğunca değiştirmiyorum ama o gün çok stresli bir gün yaşadıysam ve dışarı çıkıp kendimi rahatlatmadıysam dışarıda okuduğum türdeki kitabımı evde de okuyorum. Dışarıda o türü okumaya o kadar alışmışım ki evde okuduğumda kendimi sanki açık havada ya da bir kafede oturuyormuş gibi hissedip kendimi psikolojik olarak rahatlatıyorum :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bence bu bir teknik ve böyle yapmanın doğru olduğunu düşünüyorum. Toplu taşımada boş geçen süreyi kolay anlaşılan kısa bölümlü kitaplarla değerlendirmek de güzel. Siz de verdiğiniz aralara göre ve mekana göre okurken anladığınız şekilde bölümlere ayırmışsınız gününüzü :)

      Sil
    2. O bir kenara stres kontrolü olarak da oldukça işime yarıyor bu teknik. Kitaplar hep çantamda olması gerekiyor ama hiç önemli değil. Kitabın devamını başka bir mekanda okuma durumuma göre aslında okuduğum yerdeki sakinliğe erisebiliyorum oldukça yardımcı oluyor :)

      Sil
  2. Bir dönem (daha gençken) hangi ortamda olursam olayım okurdum ve rahat anlardım. Ama sonradan kendi sesimi, fısıltı olarak dahi olsa duymadan ve okuduklarımın altını çizmeden okuduğumda çok zorlandığımı, çok tekrar yapmak zorunda kaldığımı fark ettim:-) Hatta bilgisayar okumalarında, satırları mouse ile seçmek zorunda kalıyorum:-)) Ya konsantre olamamak yada yaşla alakalı, bunu henüz çözemedim:-) Alıntı yapılan satırları destekleyenlerdenim ben. Birde kitap okuma sonrası, medeni bir şekilde tartışma ortamı gözümde canlandı:-) Hiç şahit olmadığım ve yapmadığım bir şey ama ilginç ve keyifli olabilirdi:-) Ayrıca yazıma olan atıfın için teşekkür ederim:-)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dijital ortamda okumanın zor gelmesi yaşla ilgili olmayabilir bence :) Ben bilgisayardan okumak zorunda kaldığım ilk zamanlarda çok ciddi konsantrasyon sıkıntısı yaşadım. Ama erasmusta yanıma kitap alamadığım için pdf okumaya alıştım zamanla. Mecburi bir süreç oldu yani :) Blogları okurken ben de imleçle işaretleyerek gidiyorum çoğu zaman o alışkanlıktan vazgeçemedim :D Alıntı yapılan satırlarda bana uygun olmayan tek şey sesli okumak sanırım. Sesli okuduğumda anlamı çok kaçırıyorum ben. İçimden okumak çok daha iyi geliyor :) Rica ederim.

      Sil
  3. Eskisi kadar uzun saatler okumuyorum. Galiba sürekli bir şeylerle meşgul olmak ya da kafamın bir şeylere takılı olması konsantrasyonumu bozuyor. Her gün az az okumaya çalışıyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Her gün okumayı bırakmamak önemli olan. :) Benim kafamı dağıttığı için zor ya da sıkışık zamanlarda da vakit ayırıyorum, iyi geliyor diye; ama kitabın içine giremedikten sonra çok zorlamamak gerek :) Doğru zamanı beklemeli.

      Sil
  4. İnsanın ruh halleri değişebiliyor...

    YanıtlayınSil
  5. Kitabı okumayan adeta kitapla savaşan biriyim ben. Altını çizerim, not alırım, kenarına fikir beyanında bulunurum... Bazıları çok kızar böyle okuyanlara ama ben böyleyim. O kitapla bir ilişki yaşıyorsam bir iz kalmalı yani :) Bir de asla kitap yorumu okumam, yazmam da. Herkesin aldığı kendine bence...
    Geçen seneye dek aynı anda birden çok kitap okumuyordum, bu sene yaptım hatta maalesef şu anda a 3 kalın kitapla cebelleşiyorum ama yapmayacağımbir daha hoşuma gitmedi, sanki ihanet ediyormuşum gibi hissediyorum (ben bu ilişki konusunu fazla ciddiye aldım galiba) çünkü birine ilgi gösterirken öbürü arada kaynıyor sanki.... :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de altını çize çize yanına not alarak okurum :) Beğenmediğim yerlere de bok emojisi çiziyorum :D Pek size göre değilmiş demek. Ben türleri çok ayrı tuttuğum için belki de aynı anda okumayı yürütebiliyorum. Okul zamanı kendi okumak istediklerimi hiç okuyamadığımı fark ettiğimde böyle bir alışkanlık edindim mecburen :) Sonra da bırakamadım :)

      Sil
  6. Ben dışarıdaki kalabalık gürültülü yerlerde okuyamıyorum aslında ses değil de insanlar etkiliyor beni hatta evde de etrafımda biri varken okumam zor oluyor başta :) Annemlerin evindeyken o ev işi yapıp etrafta dolaşırken kitaba odaklanmak için bir yandan da müzik veya tv açarım fazladan ses ve gürültü kendi düşüncelerime odaklanmamı sağlar böylece etrafımda dolaşanları görmez ve duymaz olurum. Öğrenci evimde genelde yalnız olduğum için daha kolay oluyor sessiz ve sakince odaklanırım ama böyle yalnızken de genelde kitabı sesli okurum öyle daha çok aklımda kaldığını hissediyorum. Bazen kendimi kaptırıp dizi izliyormuş gibi kitapla konuşurum :) Ders çalışmakla kitap okumayı aynı anda yürütemiyorum ama ben. Derslerimin en hafif olduğu zamanda okuyabiliyorum ama günü senin gibi planlamayı başaramıyorum. Zaman yönetme konusunda başarısızım biraz :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tek bir sesin baskın olmadığı, uğultulu ortamlarda ben de okuyabiliyorum; ama tek bir ses hakimse zor oluyor :) Ben de yalnızken çok okurdum. Şimdi yer ve zaman yaratmaya çalışıyorum :)

      Sil
  7. Her an her yerde okumak istiyorsam okuyorum ama gözlerim yakını görmede sıkıntılı 4.5 numara gözlükleyim bu yüzden bir süre sonra ciddi basagrısı sıkıntısı cıkıyor. Her seye ragmen okumak okuyabilmek cok güzelll :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bende güya yakını görmekte problem yok; ama miyop 6 numara olup yanına da astigmat eklenince gözlüksüz yakını da göremez oldum :) Hep gözlüklü olmaya alıştım mecburen :) Evet, güzel şey okumak :)

      Sil
  8. her yerde okuyorum yaa, yürüyen merdivende hatta yürürken de :) aynı anda tek kitap okurum. bitirir diğerine geçerim. çizerim ben de altını, not da alırım. en sevdiğim, bir kafede roman okumak :) yöntem, bilemedim, sistemli okumak iyi ama, ne bileyim, edebiyat ise örneğin, geçmişten başlamak, 1800'lerden :) felsefe ise yine temelden bugüne :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben her yerde okuyamıyorum ya o kadar :D Başım döner mesela yürüyen merdivende :D

      Sil
  9. Benim çantamda her zaman bir kitap bulunur. Bunu birini beklerken de okuyabilirim, otobüs yolculuğunda da. Çantamda bulunan kitapsa genelde kısa hikâyeler içeren kitaplardan olur. :) Sadece insan sesinin çok olduğu yerlerde pekiyi okuyamıyorum. Öyle ortamlar için dergimde hep yanımdadır. :) Ben de senin gibi aynı anda çok kitap okurum. Araştırmalar için, keyif için, ruhumu doyurması için. Her biri içinde not tutarım. Genelde rastgele yerlere yazıp sonra bunları deftere geçiririm :D
    Eskiden kitapların üzerine çok fazla not alırdım, şimdi eskisi kadar kirletmiyorum :)

    YanıtlayınSil
  10. Çok güzel bir yazı olmuş. Açıkçası ben bir kitaba başlamadan önce yazarın kısa bir biyografisini okurum. Çünkü yazarın hayatındaki belli başlı olaylar kesinlikle eserine de yansıtıyor. Bundan dolayı kitaba başlamadan önce bir hayat hikayesini araştırırım. Daha sonra kitabı bitirdiğim zaman üzerinde uzunca bir düşünür -eğer bu kitap klasik ise- önce ne anlatmak istediğini uzun uzun düşünüp dururum. Daha sonra 1000Kitap sayfasından okuduğum kitap ile ilgili yazılıp çizilenlere bakarım ki bence bu pandemi ortamında maalesef buluşup bir kitap hakkında konuşamayacağımız için online olarak kitap hakkındaki yorumları kesinlikle okurum ve ben de birkaç şey yazarım. Özellikle de 1000Kitap'ı kullanmayan kitapsever arkadaşlarıma kesinlikle öneririm. Orada uzun uzun tartışabilir, kitap hakkındaki alıntıları okuyabiliriz. Açıkçası ben öyle yapıyorum.

    Bir de yıllık bir hedef tablosu var. Onu da her yıl yapabildiğim kadar tamamlamaya çalışırım. Ayrıca Zinciri Kırma etkinliğinde de ''Her Gün Kitap Oku'' adı altında okuduğum her gün için bir zincir oluştururum. Merak edenler için sayfamda PDF şeklinde indirebilir ve kullanabilirsiniz.

    Tekrardan bu özel yazı için sana çok teşekkür ederim. Yarın gazetede! ✨👏🏼💖

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben kağıtta ya da bilgisayarda zincir işaretlemesi yapmıyorum; ama okumadığım gün olmayacak diye bir sayfa sayısı belirledim kendime :) Uzun zamandır kırılmadı zincir artık. Ben de kitabı okumadan önce değil de sonradan bu tür yorum sitelerine girip bakmayı seviyorum. Bazen okurken fark edemediğim şeyler çıkıyor karşıma ve aydınlanma yaşıyorum :D Sizin teknikleriniz de çok güzelmiş.

      Sil
  11. Kaleminize sağlık. Ben de sizin gibi okuyorum diyebilirim. Ama ben sabah okul kitaplarıma,
    öğleden sonra ise edebi eserlere vakit ayırıyorum :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O daha verimli olabilir muhtemelen :) Ama ben sabahları pek sevmediğim için güzel başlamak için keyfi okumalar yapıyorum :)

      Sil
  12. Dediğiniz gibi okumak da tüketim odaklı olmuş durumda, kitaplar ise tüketim malzemesi. Sanki neyi nasıl okuduğumuzdan ziyade ne kadar okuduğumuz daha önemli olmalı gibi bir yaklaşım etkisi küçümsenmeyecek denli ön plana çıkmış vaziyette. Yazdıklarınıza katılmakla birlikte her okurun yoğurt yiyişi, pardon kitap okuyuşu farklıdır diyerek köşeme çekiliyorum :) Ve... Bolca okuyup düşünmeli, gelişmeli güzel bir hafta diliyorum :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tüketeceksek illa bari kitap tüketelim diyorum artık ne yapayım :) Haklısınız. Herkesin tarzı var. Kimin için nasıl verimliyse en doğrusu odur. :) Teşekkürler yorum için.

      Sil
    2. Doğru. Ancak bu tüketim sorunu da kitap istifçiliğini beraberinde getiriyor. Sanki onların içindeki düşüncelere sahip olmak değil, maddesel olarak kitaba sahip olma düşüncesi öne çıkmaya başlamış durumda. Youtube ve instagramın yalancısıyım :)

      Sil

Yorum Gönderme

Popüler Yayınlar